1Yeni araştırmalar, giderek daha fazla kişinin “cinsel yorgunluk sendromu” olarak adlandırılan yeni bir durumu yaşadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu sendrom, kronik stres, uyku düzensizliği ve hormon dengesizliklerinin birleşimiyle oluşuyor. Sürekli yorgunluk, libido kaybı ve ilişki isteğinde azalma temel belirtiler arasında yer alıyor.2Bilim insanları, son yıllarda artan klinik başvuruların ardından cinsel yorgunluk sendromunu bağımsız bir …
‘Cinsel yorgunluk’ sendromu olarak da biliniyor! Son yıllarda giderek artıyor


Yeni araştırmalar, giderek daha fazla kişinin “cinsel yorgunluk sendromu” olarak adlandırılan yeni bir durumu yaşadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu sendrom, kronik stres, uyku düzensizliği ve hormon dengesizliklerinin birleşimiyle oluşuyor. Sürekli yorgunluk, libido kaybı ve ilişki isteğinde azalma temel belirtiler arasında yer alıyor.

Bilim insanları, son yıllarda artan klinik başvuruların ardından cinsel yorgunluk sendromunu bağımsız bir sağlık başlığı olarak değerlendirmeye başladı. Araştırmalar, özellikle yoğun iş temposu, teknoloji bağımlılığı ve psikolojik yükün cinsel isteği baskıladığını gösteriyor. Uzmanlar bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

BELİRTİLER NELER? NEDEN ŞİMDİ DAHA SIK GÖRÜLÜYOR?
Son yıllarda yapılan klinik değerlendirmeler, özellikle büyük şehirlerde yaşayan yetişkinlerde cinsel istekte azalma, sürekli yorgunluk ve ilişkiden kaçınma gibi belirtilerin arttığını gösteriyor. ABD’de Northwestern Üniversitesi’nin 2024’te yayımladığı bir çalışmada, katılımcıların yüzde 38’inde “kronik cinsel tükenmişlik” benzeri semptomlar tespit edildi. Uzmanlar, bu durumun klasik libido kaybından farklı olduğunu ve giderek daha belirgin bir klinik tabloya dönüştüğünü belirtiyor.

Araştırmacılar, sendromun özellikle yoğun stres altında çalışan bireylerde ortaya çıktığını söylüyor. Günlük yaşamda artan iş yükü, uyku yetersizliği, zihinsel tükenmişlik ve sürekli dijital uyarana maruz kalma, beyin-kalp-hormon dengesi üzerinde baskı oluşturuyor. Bu kombinasyonun, cinsel isteği düzenleyen dopamin ve testosteron seviyelerini düşürerek sendromun gelişimine zemin hazırladığı ifade ediliyor.

BİLİMSEL VERİLER NE DİYOR?
Harvard Tıp Fakültesi’nden uzmanlar tarafından yürütülen 2023 tarihli bir meta-analiz, kronik stresin hipotalamus-hipofiz-adrenal aksında bozulmaya yol açtığını ve bunun cinsel isteği düzenleyen hormonları doğrudan etkilediğini ortaya koydu. Çalışmada, kortizol seviyesi yüksek katılımcıların yüzde 60’ında cinsel isteksizlik ve cinsel yorgunluk belirtileri görüldü.

Aynı analize göre, uyku kalitesinin bozulması da sendromun en güçlü tetikleyicilerinden biri. Araştırmacılar, özellikle 5 saatten az uyuyan bireylerin cinsel istekte ciddi düşüş yaşadığını ve beyin aktivitesinin dinlenme moduna geçememesi nedeniyle cinsel motivasyonun zayıfladığını belirtiyor. Bu durum, sendromun fiziksel ve zihinsel etkenlerin birleşimiyle oluştuğunu destekliyor.

TEDAVİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ NELER?
Uzmanlara göre cinsel yorgunluk sendromu, doğru müdahalelerle kontrol altına alınabiliyor. Klinisyenler, öncelikle stres yönetimi ve uyku düzeninin iyileştirilmesine odaklanılması gerektiğini vurguluyor. Düzenli egzersiz, kortizol seviyelerini düşürerek hormon dengesini destekliyor. Ayrıca kısa süreli terapi yöntemleri, zihinsel tükenmişlik hissini azaltabiliyor.

Cinsel terapistler ise partnerle iletişimin önemine dikkat çekiyor. İlişki içi beklentilerin yeniden düzenlenmesi, performans kaygısının azaltılması ve bireyin kendi sınırlarını fark edebilmesi sendromun etkilerini hafifletebiliyor. Uzmanlar, belirtilerin uzun sürmesi halinde profesyonel destek alınması gerektiğini ve erken adımların sendromun kronikleşmesini engelleyebileceğini belirtiyor.
Keep in touch with our news & offers
Subscribe to Our Newsletter
Thank you for subscribing to the newsletter.
Oops. Something went wrong. Please try again later.








